Fed’den net mesaj: Eylül ayında faiz indirimi bekleniyor, süreç verilere bağlı yürütülecek
Investing.com – ABD Merkez Bankası (Fed) Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, Eylül ayında faiz indiriminin başlatılması yönündeki çağrısını yineledi. Waller, zayıflayan iş gücü piyasasının bu adımı gerekli kıldığını belirtirken, sonraki dönemde atılacak adımların gidişata göre şekilleneceğinin altını çizdi. Fed’in Eylül toplantısında faiz oranında 25 baz puanlık indirime gitmesi piyasalarda genel beklenti hâline gelmiş durumda.
CNBC’ye verdiği röportajda konuşan Waller, “Bir sonraki toplantıda faiz indirimine başlamamız gerekiyor” diyerek, sürecin tek bir çizgide ilerlemeyeceğini ve ekonomideki gelişmelerin dikkate alınarak adım atılacağını ifade etti. Son birkaç aydır kamuoyunda tartışılan tarifelerin enflasyon üzerindeki etkisinin geçici olacağını belirten Waller, bu sürecin ardından enflasyonun yeniden Fed’in %2 hedef seviyesine döneceğini dile getirdi.
Hedef: %3 nötr faiz oranına doğru kademeli geçiş
Waller, merkez bankasının politika faizini kademeli şekilde nötr kabul edilen %3 seviyesine doğru indirmesi gerektiğini söyledi. Şu anda faiz aralığı %4,25-%4,50 seviyesinde bulunuyor. Ancak Waller, faiz indirimlerinin arka arkaya sabit bir düzende yapılması gerekmediğini, her bir indirimin ekonomik verilerin ışığında kararlaştırılması gerektiğini vurguladı.
İstihdam verilerinde devam eden düşüş, Fed’in parasal gevşeme sürecini başlatması için güçlü bir sinyal olarak değerlendiriliyor. Waller, önümüzdeki 3 ila 6 ay içerisinde birden fazla faiz indirimi yapılabileceğini öngörüyor. Özellikle emek piyasasındaki soğumanın daha derinleşmesi, bu ihtimali güçlendiren unsurlar arasında yer alıyor.
Musalem: “Enflasyonda trend altı büyüme ve istikrarlı beklentiler etkili olacak”
St. Louis Fed Başkanı Alberto Musalem de yaptığı açıklamalarda para politikasının yönü konusunda kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Musalem’e göre, trendin altında seyreden büyüme ve piyasalarda istikrar kazanan enflasyon beklentileri, fiyat artış hızının yavaşlamasına katkı sağlayacak. Belirsiz bir ekonomik ortamda karar almanın zorluklarına dikkat çeken Musalem, bu durumun politika yapıcıları alçakgönüllü ve itidalli olmaya yönelttiğini kaydetti.
Musalem ayrıca, istihdam piyasasında aşağı yönlü risklerin arttığını ve bu sürecin iş gücü tarafında yavaşlamaya neden olacağını ifade etti. Fed’in mevcut kısıtlayıcı para politikasının son verilerle uyumlu olduğunu dile getiren Musalem, mevcut çerçevenin ileriye dönük olarak güncellenmesinin önemli olduğunu vurguladı. Ayrıca, tarifelerin enflasyon üzerindeki etkisinin geçici olacağına ve bu etkinin birkaç çeyrek içerisinde azalacağına inandığını da sözlerine ekledi.
Tarifelerin ekonomi üzerindeki etkileri değerlendiriliyor
Musalem’in açıklamaları, gümrük tarifelerine dair olası enflasyonist etkilerin zamana yayılarak ortadan kalkabileceğine işaret ediyor. Musalem, tarifelerin ekonomi üzerinden 2 ila 3 çeyrek süreyle çalışacağını, ancak bu etkinin kalıcı enflasyon baskısı yaratmasının düşük bir ihtimal olduğunu belirtti. Politika yapıcıların, bu süreçte veriye dayalı karar alma ilkesine daha sıkı şekilde bağlı kalması gerektiğini söyledi.
Bununla birlikte Musalem, veriden sapma olması durumunda Fed’in enflasyon ve istihdam hedefleri arasında dengeli bir yaklaşım sürdürmesi gerektiğini vurguladı. Fed’in gelecek dönem stratejisini biçimlendirecek en önemli faktörlerin, iş gücü piyasası verileri, büyüme trendi ve fiyat beklentilerindeki istikrar olacağı ifade edildi.








